biraz eğlendik… @sunayakinileisteococuk @istanbuloyuncakmuzesi 🎈#birincikıyamet #birincikıyametgüneşinbattığıyer
“Yaşanmış, akıl almaz bir hayat hikayesinden…”
“Saniyeler, dakikalar, haftalar, aylar, seneler, şimdi-şu an; bugün, dün, yarın… Bunlar sadece onu kontrol etme çabamızmış: Kendimizi kaybolmuş hissetmemek için birer çare. Onu hesaplamaktan ileriye gidememişiz hiç. Zamanı kendi içinde bulunduğumuz aralığa göre hesaplamışız hep. Ama o bir bütünmüş, ben sadece onun bir bütün olduğunu unuttum ya da unutmak istedim, işime gelmedi. Nereden bilebilirdim ki; kendi zamanımda yaktığım bir kibritin benden sonraki zamanları kasıp kavuracağını.
Çözüm mü? Maalesef. İçi sonsuz keder dolu acımasız sonuçlar sadece.” (Birinci Kıyamet, Güneşin Battığı Yer) #birincikıyamet
aldığım en kıymetli hediyelerden biri… ‘sabri-pera, sonsuz döngü ve güneşin battığı yer’ ellerine sağlık @aren_senorkyan ⭐️🙏🏻 #birincikıyametgüneşinbattığıyer #birincikıyamet
#Repost @pawel_kuczynski1 ..
Senlerin çoktan Red’li, peki ya sen? 🚩😎 @vodafonered #yeniyılkararlarım
kitap kurdu 1 🎂
Bu yazı sizin olsun çocuklar. Çünkü biz beceremedik. *** Voyager 1 sondası, dış güneş sistemini incelemek maksadıyla 5 Eylül 1977’de fırlatıldı. 14 Şubat 1990’da asli görevini tamamlamış ve artık Dünya’dan hayli uzaklaşmış olan Voyager 1’e yeni komutlar yollanarak Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenleri fotoğraflaması sağlandı. Gelen fotoğraflardan birinde, grenli bir siyah yüzey üzerinde uçuk mavi bir nokta görülüyordu. Bu, Dünya’ydı. *** “Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her “yüce önder”, her aziz ve günahkâr onun üzerinde bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.
Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı. Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.” Carl Sagan, Soluk Mavi Nokta (Pale Blue Dot), 1994
‘Happy New Year Lieutenant Dan’ #forestgump
Küçükken, “Bir yere aitsen mutlu olursun, ait ol evlat, korunursun korursun, güvende olursun,” demişti annem, ağzından akan son vişne reçeli tonton yanaklarından süzülüp içi saman dolu yastığına dokunduğunda. Avuçlarını yerin üstüne koyup her öksürdüğünde, “Bak yine reçel kaçtı boğazıma,” diyerek söylenirdi ufak gözleriyle kendisine bakan bana. “Bir türlü öğrenemedin şunu yemeyi ana,” diyerek göstermeye çalışırdım ona, reçelin nasıl yenilmesi gerektiğini. Bana hiç belli etmeden sıcacık gülümsemesiyle kendisine öğretmeme izin vermişti senelerce. Kandırıldığımı çok sonra anladım. Dersaadet’e gelip şehir insanlarının da reçel yemeyi beceremediklerini gördüğümde. (birinci kıyamet; güneşin battığı yer) #birincikıyamet
#Repost @marc__guardiola
・・・
#alberteinstein .
#fionaapple #acrosstheuniverse ⭐️⭐️⭐️
#novemberrain ⭐️⭐️⭐️
“All those moments will be lost in time, like tears in rain.” Blade Runner, 1982