Benim tip tip değil, “surata bak süngüye davran modeli” lakin @enginuzun hocamın üstalığı üstadlık seviyesinde… Şu karizma fışkırmış, sexy kare onun eseri… Ne yaziim ki? Bu kare bi şeyler anlatıyor,konuşuyor zaten…hee tabi siz ne çıkardınız? yazarsanız şahane olur o da ayrı mevzu…
Bu berbat yılda Anacım, sultanım ahirete göçtü…Efendiciğim ki gönül bahçemin biricik gülüydü cennet köşküne irtihal etti…Sevgilim yani soluk alışım, kalp atışım beni terketti… Şimdi de doktorum verdiği zevkle beni benden alan “puroyu bırak” diyo… Ülen bütün sevdiklerimden bu amk yılında mı ayrılmak zorundayım? Nasıl korkunç bi yılmış bu yav…
Aşk yakar…
Odun olmak istiyorum, TL bazında benden daha kıymetli…
Dün “Sen de fenomensin” dendi… Reddediyorum, Reddiyemi arz ediyorum… Buyursunlar
İK yönetimim bi tık problemli galiba… Bu hanım benim yardımcım. Olmazsa olmazım… Yılların emektarı, herkessiz-herşeysiz yaparım onsuz yapamam, o derece… Evimin düzeninden İlacımı alıp almadığıma herşey onda… Ve fakat şu devrilen koca koca yıllar gördüğünüz üzre onu evin patronu yapmışken beni de evin da..ak oğlanı yaptı galiba…Beni taklid ediyor, benimle dalga geçiyor şuursuz… İK işini bilenlerden tüyo bekliyorum….
YAZIK VE YETER, YETER VE BIKTIK, BIKTIK VE UTANIYOZ…
Bazının başı, bazının sonu iyi gelir… iş, ilişki, aşk, dostluk, kariyer, inanç, seks artık mevzu ne olursa olsun…Rahmetli babannecim, “ bi işin sonu mühimdir başı değil” derdi. Şu tabiat harikasının adını bilmiyorum ama başlangıcı bana daha etkileyici geldi… Siz başlangıçcı mısınız? Finalci misiniz?
Bazının başı, bazının sonu iyi gelir… iş, ilişki, aşk, dostluk, kariyer, inanç, seks artık mevzu ne olursa olsun…Rahmetli babannecim, “ bi işin sonu mühimdir başı değil” derdi. Şu tabiat harikasının adını bilmiyorum ama başlangıcı bana daha etkileyici geldi… Siz başlangıçcı mısınız? Finalci misiniz?
@meteforik ‘in Keşfette çok eğlenceli videolarını farkedip, takip etmeye başladım…Tanışmadık, görüşmedik sadece o kadar takipçisi arasında beni fark edip o da beni takip etmeye başladı sağolsun… Geçen gün msj atmış, “Abi hiç bi paylaşım yapmıyosun, iyi misin?” diyor… “samimiyetsiz samimiyetin her bahse hakim olduğu zamanlarda ki bu samimi ilgi öyle hoşuma gitti, öyle mutlu oldum ki… Varolasın @meteforik kardeşim. İyiyim hamdolsun, tembelim sadece… Ve belki biraz içe dönmüş… Ama köyümde böyle çiçek gibi bi Kasım gününü yaşarken tembellik yapmam, atarım bi koyda bi ağaç dibine kendimi o ayrı…
100 yıl dile kolay, hayata zor bi süre… 100 yılını doldurmuş bi ticari müessese hayret uyandırıyor, takdir görüyor… Bütün kurm ve kurallarıyla bi sistemin 100 yıldır varolması takdirlerin en büyüğünü hak ediyor…Üstelik yaşanan siyasi, ekonomik krizlere, afetlere, içten dıştan çevrilen dümenlere rağmen… Ha çok mu sağlıklı? Bu tartışılır… Çok mu mutluyuz? Zenginiz? Özgürüz? Endişesiz ve Güvendeyiz? Bu bahislerde de tartışılacak çok şey var lakin 100 yıldır ayakta ve dimdik duran Cumhuriyet İdaremiz en önemli değerimiz işte bunu tartışmaya hacet yok…Başta Mustafa Kemal Atatürk ve diğer kurucu büyüklerimiz bugüne gelseler bizden ve geldiğimiz yerden kıvanç mı duyarlar? utanç mı? Ekseriyetle Kıvanç duyacaklarını düşünüyorsak hızımızı kesmeden devam etmeli, ekseriyetle utanç duyacaklarını düşünüyorsak bari bu 100. Yılın hatırına bi durmalı, düşünmeli gelecek 100 lere nasıl yürüyeceğimizi tespit etmeliyiz… Başta Atatürk ve bütün kurucu büyüklerime, şehitlere, gazilere minnet ve şükranlarımı sunuyor, ÇOK YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ diyorum… Bayramımız kutlu olsun…
Ortalığı yerinden oynatan (tamam tamam kıpraştıran), belgesele yeni format atan (tamam tamam zile basıp kaçan) Müthiş prodüksüyon, aklım alıcı, şuurum kaybettirici mükemmel ötesi “Varşova İzlenimleri” videomuzun 2 bölümünü iftiharla arz ederim… Allah aşkına seyredin, bi yorum çakın, belkim gaza gelir başka diyarlara gideriz yau…
Belgesel mi? desen, yaniiii bi şekilde… Bilgisel mi? desen, yaniiii bi şekilde… Geyiksel mi? desen, yaniiii o da bi şekilde…Geçen yılın Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz bir Varşova Seyahatinin kaydını yüksek beğenilerinize arz ediyorum efendim…
Babacım çok erken hakka yürüdü… Rahmeti Rahmana kavuştuğunda 53 yaşındaydı… Ben 18… Çoluğa Çocuğa karışmasa münzevi veya bohem bi hayat sürse belki çok daha mutlu olur, genç yaşta terk-i dünya etmezdi…İnsanı dermansız derde düçar eden biraz da kederler,tasalar,mutsuzluklar…Mutsuz öldü babam, kederli öldü bunu hatırlıyorum… Ama mesala Sesini hatırlayamıyorum mesala, yürüyüşünü hatırlayamıyorum, ellerini, ayaklarını… Onu “O” yapan bazı temel karakteristik hallerini hatırlıyorum ama neşesi/öfkesi nasıl oluşuyordu? övgüsü/yergisi nasıl oluyordu? Hayattaki kabusu neydi? Hülyası ne olmuştu? Hatırlayamıyorum… Hasılı giden gittikten sonra zaman çok sayıda yılı üst üste koymuşsa hatırlamadığın, hatırladığından daha çok oluyor… Kalanlara, Babacığının dizinin dibinde oturanlara Allah bereketli ömür versin ve lütfen unutmasınlar henüz hatırlamaya ihtiyaç yok, daha çok yaşamaya ihtiyaç var… Onun için “ihtiyarı”😊çok boşlamadan bol bol yaşamanızı tavsiye ederim inanın yaşayamayacağınız, hatırlamak isteyip de bi çok şeyi hatırlayamıycağınız zamanlar geliyor insanı buluyor… (Mekanın cennet olsun babam… Sıtkı Çöpdemir’in ruhuna bi Fatiha lütfederseniz fakir minnettar olur)
Alaka gösteren, tebrikatta bulunan, gözümüze bi ıslaklık, yüregimize bi sıcaklık, bünyemize bi şımartı veren bütün eşe,dosta, takipçiye, sevene, sayana şükranlarımı arz ederim. Hepinizin ömrü bereketli, afiyeti daim olsun…
Ah Ayşecim bizi kör kuyularda merdivensiz bırakıp gideli bi sene oldu… Belki Her an’ımızda değil ama her günümüzde ki bi çok farklı anda vardın…Seni çok özledik bacılarımla… Konuşuyoruz da misal Betül ablam kan uykusundan bi uyanıyor yanındasın, Aytül ablam çorbayı karıştırırken karşısında beliriveriyosun, ben TRT Müziğe bakıyorum geliyosun yanıma birlikte izliyoz…hasılı sensiz akmıyor zaman, akmıycak da… Aşkım sen Boyundan misli misli büyük kalıcı, silinmez, unutulmaz bi imzaymışsın ve hem gönlümüze, hem zihnimize çakıp gitmişsin o imzayı… Hee bu arada yaşadığım için biliyorum; günün yoğun veya yorgun anlarında arar bu “anne afacanları”, telefonda ismi belirir bakarsın, “Ya ufff kimbilir yine neden şikayetlencek? ablamı mı çekiştircek? kombisi mi arızalı? bahçıvandan mı dertlencek? bacağım tutmuyor raporunu mu verecek? Çok harcıyon, tutumlu ol dersi mi çakıcak?Anılara mı girilcek? Çalışıyorum iş bugün zor, şunla tartıştım, bunla çekiştim, onla uğraştım yoook yok ben hiç çekemiycem şimdi sonra sakin sakin ararım” dersin ya… Heh öyle yapmamak lazımmış çünkü sonra arıyon arıyon ulaşamıyon bu anne afacanına…Keşke bütün gün boş mevzularıyla kafamı şişirse diyon da anne afacanı vazgeçmiş, sessizliği seçmiş oluyo… aman diyim telefona bakmayı bırak her an tatlı tatlı onun gönlüne akmayı hiç ıskalamayın…
Toprağı bol olası, yerinde rahat edesi, büyük usta Pele’yle çok iyi ahbaptık desem, ımpır ımpır konuşan çok olur… Ve fakat görselle destekleyince o sesler içe kaçar umarım😂 ilk karede fakire imzaladığı top ikinci karede ayan beyan görünüyor başka söze ne hacet? Ben rahmetli Maradonacıydım ama futbolu futbol yapan abide isimlerden biriydi Pele… Akıl baliğ ergenliğimde, kısıtlı siyah/beyaz tv standartlarında izlediğimizi ve ertesi gün mahalledeki çavalarla bütün gün onu konuştuğumuzu gayet iyi hatırlıyorum… Maradona gibi afacan da değildi, sporcu kimliğine yakışan bi hayatla her an saygı görerek yaşadı, Spor Bakanlığı görevinde bile saygı ve sevgi gördü diye biliyorum (malum bu mevkiler sevileni, sevilmez yapabiliyor) Neyse fakir rahmetliyle tanışma, futbol muhabbeti etme şansına sahip oldu. Hafızamda kalan yegane sözü, “Futbolun oyun olduğunu bütün dünya bilir ama oynanmaya başkayınca bütün dünya bunu unutur” oldu… Toprağı bol olsun…(Bu arada bu buluşma @soysalegitimdanismanlik ‘ın Perakende Günleri etkinliğinde olmuştu, varolasın @suat.soysal abim)
Toprağı bol olası, yerinde rahat edesi, büyük usta Pele’yle çok iyi ahbaptık desem, ımpır ımpır konuşan çok olur… Ve fakat görselle destekleyince o sesler içe kaçar umarım😂 ilk karede fakire imzaladığı top ikinci karede ayan beyan görünüyor başka söze ne hacet? Ben rahmetli Maradonacıydım ama futbolu futbol yapan abide isimlerden biriydi Pele… Akıl baliğ ergenliğimde, kısıtlı siyah/beyaz tv standartlarında izlediğimizi ve ertesi gün mahalledeki çavalarla bütün gün onu konuştuğumuzu gayet iyi hatırlıyorum… Maradona gibi afacan da değildi, sporcu kimliğine yakışan bi hayatla her an saygı görerek yaşadı, Spor Bakanlığı görevinde bile saygı ve sevgi gördü diye biliyorum (malum bu mevkiler sevileni, sevilmez yapabiliyor) Neyse fakir rahmetliyle tanışma, futbol muhabbeti etme şansına sahip oldu. Hafızamda kalan yegane sözü, “Futbolun oyun olduğunu bütün dünya bilir ama oynanmaya başkayınca bütün dünya bunu unutur” oldu… Toprağı bol olsun…(Bu arada bu buluşma @soysalegitimdanismanlik ‘ın Perakende Günleri etkinliğinde olmuştu, varolasın @suat.soysal abim)
Baş ağrısına, diş sızısına, mide yanmasına, kuş sancısına, nahoş havaya, sarhoş kafaya, serkeş yapıya, aşk acısına, karı-koca kavgasına, kaynananın zırıltısına, çocukların dırıltısına, amirin vırıltısına,patronun hışırtısına,beşerin her türlü ayılamasına, hayatın hoyrat akışına,düşmanın basışına, dostun kaçışına, sevgilinin gözüne muhabbetle bakmayıp umarsızca göz kaçırışına, anayin-babayin anlamayışına, ablanın-abinin tamamlamayışına, yönetenlerin sallamayışına, sosyal çevrenin duruşuna…………………. ARA ARA DEĞİL TAM GAZ…
Polonya üzerine informatif Dayı/Yeğen Muhabbetleri Vol 1… Polonya’da hayatı merak eden toplaşsın anam bacım ilk ağızdan informasyon arz ediyorum (bi gizli kamera kaydı olup, muhatabından izin alınmıştır)
Noluyo ya?? Var bunlarda bi numara ama hadi hayırlısı anam bacım…
Klişelerden hazzetmem ama modaya arada uymak lazım şekerim… eğlenceli bi şi almış yürüyorduki ben niye dahil olmuyom dedim ahanda bu avatarlarım peydah oldu… Hangisini veriiim ablama, abime? Mıncırmadan seçelim yalnız mal kendini salmasın…
Abiyle aramda bi kurbiyet oldu şöyle ki, büyüklerim yetişme çağımda “yavrum yavaş ye, sindire sindire ye” derler ben de hiç tınlamaz kapkaçcılar tabağı önümden alıp uçuracaklarmış gibi lap lap atardım lokmaları… Sonradan anladım yavaş yemek sindirimi geçiniz lezzet bilincinin en mühim temellerinden… bu ritm lezzeti dolu dolu yaşamanızı sağlıyor…Yavaş yedikçe güzel bi yiyeceğin hazzına daha coşkulu, doygun ve bilinçli varıyorsun. Yani bu vesileyle burdan Komodo Ejderi abiye sesleniyom, abi yavaş ye… Yemenin hazzını yaşa… Zati senin önünden o yemeği alabilecek delikanlı yok şu alemde, bu sürat çağına uyma tribi ne? Sanki hayatında maden suyu seçeneği var, geğirte geğirte rahatlatıcak… Eeee o zaman yavaş yavaş abim, ufak ufak, sindire sindire… Efenim?