Deniz Uğur Instagram – Alıntılara yer verdiğim yazıma başlamadan söyleyeyim, Kur’an’ı Kerim’i okumuş olup gerçek İslam’da kadınların nasıl el üstünde tutulduğunu bilenler “Ama dört kadınla evlenmek…” filan diye lafa başlayacak olan cahilleri sustursun. İslam bütün dünyada gerçek anlamını ve karşılığını bulsaydı, feminizm mücadelesine hiç gerek kalmayacaktı. Belli coğrafyalarda kadınların taşlanıp recm edilmesi rezaletleri tamamen İslam dışıdır. Ezelden beri ayetlerin anlamını saptırmaya çalışan, müslüman kılığındaki malum şahısların dinimizi öcüleştirme çabasının sonucudur. Nokta.
Peki niye bu görseli seçtim? Yapay zeka icatlarının sonu yok. Baksanıza, cadı filtresi bile var. Siz bakmayın sosyetiklerin özenti Cadılar Bayramı kutlamalarına. Onlar ne yaptığını bilmiyor. Acaba tarihten günümüze, neyin içi boşaltılıyor ve insanlar bu şekilde uyutuluyor, hiçbir fikirleri yok. Cahillerin dikkatini çekip onlara anlatalım diye;
Cadı, mitoloji, folklor ve masallarda kötü amaçlara hizmet eden, doğaüstü güçleri olduğuna inanılan ve sıklıkla büyücülükle ilişkilendirilen “kadın” olarak görülüyor, değil mi? Peki gerçekte cadı neyi temsil ediyor bilir misiniz?
Orta Çağ Avrupa’sında halkın, feodalizmden evrilen kapitalizme karşı mücadelesini ortadan kaldırmak için kilise, Engizisyon mahkemelerini kurdu. Kadın ve erkek dayanışmasını bölen cinsiyetçi politikalar uygulandı. Örneğin Fransa’da belediye yöneticileri “alt sınıftan kadınlara” tecavüzü fiilen suç olmaktan çıkarıp, belediye genelevleri yoluyla Avrupa’da fahişeliği kurumsallaştırdı.
Bu durum feodalizm karşıtı mücadeleleri baltalayarak işçi sınıfı için yıkıcı sonuçlar doğurdu ama en ağır bedeli yine emekçi kadınlar ödedi. Bu dönemde özellikle doğurganlık meselesi ekseninde dayatılan cinsel politikalar üzerinden toplum kadına şiddete karşı duyarsızlaştırıldı ve cadı avlarına zemin hazırlandı.
Modern tıp “cadı” ilan edilen şifacı kadınların örtük bilgi ve deneyimlerinin engellenmesiyle ortaya çıktı. Çoğu kadın yaklaşık 60.000 kişi Engizisyon mahkemeleri tarafından işkenceye uğrayıp katledildi. Bu soykırım, mahkemeler 19. yüzyılın başında Napolyon Bonapart tarafından kapatıldıktan sonra bile “algısal olarak” devam etti.
(Devamı yorumlarda) | Posted on 06/Jan/2024 16:03:16



