Canım sırdaşım, arkadaşım, kardeşim Tülin, Bugün Ağustos’un son günü. Yaz bitiyor. Sen ise yirmi gündür büyük bir yaşam mücadelesi veriyorsun. Son ameliyatın on saatten fazla sürdü ve çok şükür bunu da atlattın. Kazadan sonra kaldırıldığınız hastanede durumun çok ağırdı, ama bizi duyuyordun, tepki veriyordun. En kötüsüne hazır olmaya çalışsak da insan buna hazırlanamıyor işte. Geri sayımdayız galiba dediğimiz bir anda, minicik bir tepkin bile bize kocaman bir umut veriyordu. Sonra gözünü açtın. Sonra ilk kelimen çıktı ağzından. Sonra bir ameliyat daha, büyük acılar, ağrılar, entübe… Yine ameliyat, yine entübe… Sonra bir uyanış daha… Son ameliyatından önce on tüp kana ihtiyaç vardı ve bir saatte fazlasıyla toplanabildi. Yattığın yerden sadece kendine değil, başkalarına da çare oldun. Zor bulunan kan grubunla kim bilir kaç kişiye daha umut oldun. Türkiye’nin dört bir yanından sana dualar gönderildi; herkes eli kalbinde seni bekledi, aradı, sordu. Sezin yine aynı melek: Ne böyle sevilen birini gördüm, ne böyle seven birini. Sayra ile Çınar’ı kaybettiğimizde “Ben neden buradayım?” diye soruyordun. Şimdi anlıyorum ki senin hâlâ yapacak çok işin varmış kardeşim. Bu yüzden buradasın. Yazdığım oyunu en son sana okumuştum . Ama sen orada, yirmi gündür mücadele verirken yazdıklarımın hepsi değişti. Anlatacağım hepsini… Prömiyer için kalkmanı bekliyorum. Senin hayatın başlı başına bir direniş hikâyesi. Dünyanın en ağır acılarını yaşadın ama pes etmek yerine başkalarının yarasını sarmayı seçtin daima. Çocuklara burs oldun, kütüphane oldun, okul oldun, su kuyusu oldun. Acından iyilik doğurdun. Herkese gösterdin ki, kalbi kırılan insan bile başkalarının hayatına ışık olabilir. Şimdi sen uyurken kapının önünde sevenlerin, sevdiklerin, ailen ve Türkiye’nin dört bir yanında duayla iyileşmeni bekleyen binlerce insan var. Canım Tülin, sen sadece benim ve yakınlarının değil, artık bu ülkenin umudu, vicdanı ve direncisin. Az kaldı… Yarın bugünden daha güzel olacak, inşallah. Az kaldı… çok az..
Volkan’ın ölümüne uyandık bir hafta oluyor… tam da mimozalar vakti gitti… yeryüzü ona veda etmek için giyinmiş gibi. Ülkede her sabah bir başka üzüntüyle başlıyor nicedir. Kitaplara sığınıyorum ben de. Uzun bir süredir cumhuriyet ve edebiyat tarihimiz üzerine okuyorum. İlerici her harekete direnen gerici gelenek hiç değişmeden yaşamayı başarıyor. Yıllardır inşa ettiğimiz hürriyet-sanat-medeniyet- bilime dair her şey düzenli aralarla yıkılıyor. Ve tarih durmaksızın tekrar ediyor… Umut etmek benim işimdi bir vakitler. Öfkemin bir işe yaramaması bezdiriyor ruhumu. Sapla samanın karışması, eğriyle düzün birbirine dolaşması, haksıza itiraz edenlerin arasına sızan haksızların vahşeti, baskısı ve de sağlı sollu kibir bolca, aba altından sopa çokça… Bir de ne çok gidiyor sevdiklerim ardı ardına. Metin, Selim bey, Osman hoca, Edip abi, Volkan… Bayramın ikinci günüydü, bezgin ve umutsuzca araba kullanıyordum sabahın erken saatinde. Kardeşim aradı. O Antalya’da yaşıyor ben İzmir’de. Sevdiceğim evladıyla geçiriyordu bayramı. Benim çocuğumsa çok uzaklarda. Döneceği günü bekliyordum ama dönmese mi acaba buralara? “Nasılsın ablam” diye sordu kardeşim. Nasılım? Çok yorgunum kardeşim. Çok bıkkınım. Endişeden usandım. “Hadi bana gel” dedi. Eşofmanla çıkmıştım evden, yarım saate dönerim diyerek. Hiç tereddüt etmeden bastım Antalya’ya gittim, kardeşime. Sarıldım. Ağladım. Anlattım. Ağladım. Sonra derin bir uykuya kaçtım. Sabah yine endişeyle açtım telefonumu. Çok sevdiğim bir yazarın yine severek okuduğum bir başka yazarı boykot etmeye çağıran paylaşımını gördüm instagramda. İnanamadım ve çok canım sıkıldı. Ötekini işaret edip çarpı atan o parmak… ah o kırmızı çarpılar, o parmaklar. Her şey öyle karışık ki.. İzmir’e dönerken yağmur yağdı yol boyu. Volkan’ı dinledim. Eski günleri anlattım akşam yemeğinde. Efkarlandım. Çok özledim gidenleri, kalanları. Dün sabah sevdiceğim mutfak penceremin önüne bir mimoza ağacı dikti. Yanına da bir nar. “Bize de umut etmek ve aldanmak yaraşır” dedi. Aldanmak ağır geliyor ama haklısın . Umut bizim işimiz 💙
Üzüntü bir değil ki… Osman Sınav’ı da kaybettik. İlk yönetmenim. Meslek hayatımda mutlu bir iz bırakan bir ustam daha gitti. Mekanın cennet olsun hocam. 🖤 #sıcaksaatler
💙🌸🧿 “Sevgili dostlarımız, Kuzenim, sırdaşım, kardeşim Tülin Batmaz bir haftadır çok büyük bir mücadele veriyor. İlk günlerde biliyorsunuz durumu çok çok ağırdı… Onu tanıyan herkes gibi ben de biliyordum ki Tülin, hayatımda gördüğüm en güçlü kadındır. Yoğun bakımda sesimize tepki verdiği anda içimde kocaman bir umut yeşermişti. Ve çok şükür🌸 Bugün, omuriliğindeki çok ciddi hasarlar nedeniyle girdiği en riskli ameliyattan çıktı. Beş saat sürdü. Yürümesi, yeniden hayata karışması zaman alacak belki ama ben inanıyorum; yıllardır yaptığı iyilikler, bitmeyen mücadelesi ve ona inanan, dua eden herkesin sevgisiyle bu karanlığı da aydınlığa çevirecek. Bu süreçte Sayra ve Çınar Vakfı çocuklarımız, gençlerimiz, gönüllü dostlarımız ve Türkiye’nin dört bir yanından tanıyan tanımayan herkes bize dualarıyla, mesajlarıyla güç verdi. Kalbimin en derininden hepinize TÜLİN’in başında bekleyen sevenleri, ailemiz ve vakfımız @sayracinar adına teşekkür ederim. Tülin’in yanında olmaya, onun direncine tutunmaya ve mucizelere inanmaya devam edeceğiz.
Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nde kendi hür iradesi ile yaşamını şekillendiren, okuyan, yazan, hayatını kazanan, itiraz edebilen, çocuğunu inançları doğrultusunda büyütüp, dünyayı onunla özgürce keşfedebilen, araba, makine kullanabilen, üreten, ürettikçe yaşayan, yaşatmak için çalışanlardan biriyim ve bununla daima gurur duydum. Gurur duyuyorum! Bu özgürlük için büyük bedel ödemiş kadın, erkek tüm kahramanlarımı ve büyük Atatürk’ü şükranla anıyorum. Cumhuriyetimizin yeni yaşı hepimize kutlu olsun🎈 #29ekimcumhuriyetbayramı
Dündü aslında. Bu sene çok da kutlanası gelmiyordu bana. Biten yaşım tatsız yıllardan birinden geçti çoğumuzunki gibi. Ama bitti. Yenisi güzellikle gelsin dilerim. Ki geldi galiba; ilk doğumgünü hediyem de kuzenim Tülin’in doktorlarından gelen iyi haberler oldu. Yakında paylaşırız inşallah🧿💙 Her yıl, her zor dönemden sonra bir kez daha anlıyorum ki -mümkünken- yaşamı kutlamak, kutsamak gerek. Sosyal medya üzerinden, telefonla, mesajla, çiçekle,bizzat yanımda olarak yeni yaşımı kutlayan herkese çok teşekkür ederim. Umut doluyum. Arkadaşlarım, yoldaşlarım, ailem.. sevgide cömert yakınlarım… Hatırımı kırmayan, uzakta da olsa unutmayanlarım… Sevgisiyle, desteğiyle, içtenliğiyle kalbime kalkan olanlarım… Sizi çok seviyorum. 🌻 Not: Simay’ın evlatları yazmış bu notları🥰 siz de görün istedim💙
Dündü aslında. Bu sene çok da kutlanası gelmiyordu bana. Biten yaşım tatsız yıllardan birinden geçti çoğumuzunki gibi. Ama bitti. Yenisi güzellikle gelsin dilerim. Ki geldi galiba; ilk doğumgünü hediyem de kuzenim Tülin’in doktorlarından gelen iyi haberler oldu. Yakında paylaşırız inşallah🧿💙 Her yıl, her zor dönemden sonra bir kez daha anlıyorum ki -mümkünken- yaşamı kutlamak, kutsamak gerek. Sosyal medya üzerinden, telefonla, mesajla, çiçekle,bizzat yanımda olarak yeni yaşımı kutlayan herkese çok teşekkür ederim. Umut doluyum. Arkadaşlarım, yoldaşlarım, ailem.. sevgide cömert yakınlarım… Hatırımı kırmayan, uzakta da olsa unutmayanlarım… Sevgisiyle, desteğiyle, içtenliğiyle kalbime kalkan olanlarım… Sizi çok seviyorum. 🌻 Not: Simay’ın evlatları yazmış bu notları🥰 siz de görün istedim💙
Dündü aslında. Bu sene çok da kutlanası gelmiyordu bana. Biten yaşım tatsız yıllardan birinden geçti çoğumuzunki gibi. Ama bitti. Yenisi güzellikle gelsin dilerim. Ki geldi galiba; ilk doğumgünü hediyem de kuzenim Tülin’in doktorlarından gelen iyi haberler oldu. Yakında paylaşırız inşallah🧿💙 Her yıl, her zor dönemden sonra bir kez daha anlıyorum ki -mümkünken- yaşamı kutlamak, kutsamak gerek. Sosyal medya üzerinden, telefonla, mesajla, çiçekle,bizzat yanımda olarak yeni yaşımı kutlayan herkese çok teşekkür ederim. Umut doluyum. Arkadaşlarım, yoldaşlarım, ailem.. sevgide cömert yakınlarım… Hatırımı kırmayan, uzakta da olsa unutmayanlarım… Sevgisiyle, desteğiyle, içtenliğiyle kalbime kalkan olanlarım… Sizi çok seviyorum. 🌻 Not: Simay’ın evlatları yazmış bu notları🥰 siz de görün istedim💙
Dündü aslında. Bu sene çok da kutlanası gelmiyordu bana. Biten yaşım tatsız yıllardan birinden geçti çoğumuzunki gibi. Ama bitti. Yenisi güzellikle gelsin dilerim. Ki geldi galiba; ilk doğumgünü hediyem de kuzenim Tülin’in doktorlarından gelen iyi haberler oldu. Yakında paylaşırız inşallah🧿💙 Her yıl, her zor dönemden sonra bir kez daha anlıyorum ki -mümkünken- yaşamı kutlamak, kutsamak gerek. Sosyal medya üzerinden, telefonla, mesajla, çiçekle,bizzat yanımda olarak yeni yaşımı kutlayan herkese çok teşekkür ederim. Umut doluyum. Arkadaşlarım, yoldaşlarım, ailem.. sevgide cömert yakınlarım… Hatırımı kırmayan, uzakta da olsa unutmayanlarım… Sevgisiyle, desteğiyle, içtenliğiyle kalbime kalkan olanlarım… Sizi çok seviyorum. 🌻 Not: Simay’ın evlatları yazmış bu notları🥰 siz de görün istedim💙
Dündü aslında. Bu sene çok da kutlanası gelmiyordu bana. Biten yaşım tatsız yıllardan birinden geçti çoğumuzunki gibi. Ama bitti. Yenisi güzellikle gelsin dilerim. Ki geldi galiba; ilk doğumgünü hediyem de kuzenim Tülin’in doktorlarından gelen iyi haberler oldu. Yakında paylaşırız inşallah🧿💙 Her yıl, her zor dönemden sonra bir kez daha anlıyorum ki -mümkünken- yaşamı kutlamak, kutsamak gerek. Sosyal medya üzerinden, telefonla, mesajla, çiçekle,bizzat yanımda olarak yeni yaşımı kutlayan herkese çok teşekkür ederim. Umut doluyum. Arkadaşlarım, yoldaşlarım, ailem.. sevgide cömert yakınlarım… Hatırımı kırmayan, uzakta da olsa unutmayanlarım… Sevgisiyle, desteğiyle, içtenliğiyle kalbime kalkan olanlarım… Sizi çok seviyorum. 🌻 Not: Simay’ın evlatları yazmış bu notları🥰 siz de görün istedim💙
Bu bir fotoğraf çekiminin çekimi. Yeni gösterim için afiş fotoğrafları çekilirken, 30 yıllık yol arkadaşım, menajerim, temsilcim Tulin Berk de yine her zaman olduğu gibi kamera arkasını çekmiş. Üzerimdeki güzellikler yine sevgili arkadaşım Simay’a ait. @perveran_ koleksiyonundan. Yeniden sahneye çıkma kararı vermek benim için zor oldu . Gerçekten. Oyunculuğu ve anlatıcılığı seviyorum ama bir hikayeyi yazı ile anlatmayı zannediyorum biraz daha konforlu buluyorum. Korunaklı. Sağlıklı. Evet biraz uzak, biraz yalnız geçiyor günler ama sonuçta kalbimin daha az hırpalandığını düşünüyorum. Göz önünde olmak son yıllarda korkutuyor beni. Fakat birlikte geçip giden bunca yıl ve kopmayan, hatta daha da sağlamlaşan okur-yazar bağımızı düşünmek beni rahatlatıyor. Sırtımı dayadığım dağ gibi bir ekip var, içimi ferahlatıyor varlıkları. Onların gözleri, etkisi, katkısı, inancı güven veriyor. Gösteri için yazdıklarımı anlattığımda @simaybulbultasarim ‘ın dolan gözleri, Cenk’in @prdszgitarist çıkıp geliveren melodileri, @nurbanuanter ve @ademogluserkan ve @tulin_berk coşkusu heyecan içinde bırakıyor nicedir sakin atan kalbimi. Ekrandan ve kalabalıktan uzak geçen zamanda çok kitap okudum . Çok düşündüm. Sonra bir daha okudum. Tekrar okudum. Okumaktan yorulunca, araba kullanırken, mutfakta çalışırken okunanları dinledim. Kitaplara seslerini verenler adeta arkadaşım oldu. Sonra sessiz sessiz izledim olup biteni. Bazı sabahlar çok bıktım, çok korktum. Hasta oldum üzüntüden. Korkmaktan bıktım. Kapadım zalim egemenin çığlığına kulağımı, kitaplara sığındım yine. Sonra… Bir sabah, bahçemdeki yavru kediye, kapıdaki köpeklere, her gün gelip konan kumrulara bakıp ve “ne iyi gelir bana, neye ihtiyacım var benim?” diye sorarken kendime bir şey anımsadım. İşte onu anlatmaya geliyorum şimdi. Anımsadığım o şeyi ve peşi sıra geleni… “Ama değil rağmen” yine küçük hayatlarımızın uzun hikayelerinden bir parça… Bekliyorum🌸
Artık ufak ufak hazırlıklardan bi şeyler paylaşabilirim. Sekiz dokuz gündür pek hastaydım. Programımız çok aksadı. Provalarımız devrildi. Ama bi şekilde akıp gidiyor zaman. Az kaldı. Pazartesi İzmir’de başlıyoruz. Sonra da ver elini Türkiye… @tulin_berk @ademogluserkan @buraksarac71 @nurbanuanter @setartbooking @tbsanatsalyetenekyonetimi ve canım @ozanuenal 🩵 teşekkür ederim🌸🥰
Budapeşte’den günaydın. Dün akşam @tc_budapestebe Büyükelçimiz kıymetli @gulsen_karanis_eksioglu ‘nun yönettiği bir söyleşimiz vardı. Büyükelçimizin, ailesinin ve katılımcıların içtenliği ile sıcacık geçti. Fotoğraflardaki kucaklaşma anlatacaktır kalbimi. Sevgili Büyükelçimiz Gülşen hanım kendi üç cocuğunun yanı sıra buradaki tüm öğrencilerin annesi adeta. Çok ilgili ve içten iletişim dili çok anlatılırdı. Kızımın çok hastalandığı ve benim çaresiz kaldığım süreçte biz de yaşadık ve gördük ki anlatılanların eksiği varmış da fazlası yokmuş💙🧿 Başta büyükelçimiz olmak üzere tüm elçilik çalışanlarına, Budapeşte’de görev yapan Türk hekimlerimiz Kamil bey ve Zuhal hanıma, çalışma arkadaşlarına bu vesile teşekkürlerimizi iletmek isterim. 🌸 Bu arada… Söyleşi öncesi Budapeşte’deki yayıncım sevgili Gergely ve eşi Rita bir sürpriz yaparak Macarcaya çevirilen ikinci kitabım #kalbimincanmayası ile çıkageldi. Üç Kız Kardeş’ten sonra başka bir dildeki ikinci kitabımın sevincini de paylaşmak istedim. Yaşasın🎈
Budapeşte’den günaydın. Dün akşam @tc_budapestebe Büyükelçimiz kıymetli @gulsen_karanis_eksioglu ‘nun yönettiği bir söyleşimiz vardı. Büyükelçimizin, ailesinin ve katılımcıların içtenliği ile sıcacık geçti. Fotoğraflardaki kucaklaşma anlatacaktır kalbimi. Sevgili Büyükelçimiz Gülşen hanım kendi üç cocuğunun yanı sıra buradaki tüm öğrencilerin annesi adeta. Çok ilgili ve içten iletişim dili çok anlatılırdı. Kızımın çok hastalandığı ve benim çaresiz kaldığım süreçte biz de yaşadık ve gördük ki anlatılanların eksiği varmış da fazlası yokmuş💙🧿 Başta büyükelçimiz olmak üzere tüm elçilik çalışanlarına, Budapeşte’de görev yapan Türk hekimlerimiz Kamil bey ve Zuhal hanıma, çalışma arkadaşlarına bu vesile teşekkürlerimizi iletmek isterim. 🌸 Bu arada… Söyleşi öncesi Budapeşte’deki yayıncım sevgili Gergely ve eşi Rita bir sürpriz yaparak Macarcaya çevirilen ikinci kitabım #kalbimincanmayası ile çıkageldi. Üç Kız Kardeş’ten sonra başka bir dildeki ikinci kitabımın sevincini de paylaşmak istedim. Yaşasın🎈
Budapeşte’den günaydın. Dün akşam @tc_budapestebe Büyükelçimiz kıymetli @gulsen_karanis_eksioglu ‘nun yönettiği bir söyleşimiz vardı. Büyükelçimizin, ailesinin ve katılımcıların içtenliği ile sıcacık geçti. Fotoğraflardaki kucaklaşma anlatacaktır kalbimi. Sevgili Büyükelçimiz Gülşen hanım kendi üç cocuğunun yanı sıra buradaki tüm öğrencilerin annesi adeta. Çok ilgili ve içten iletişim dili çok anlatılırdı. Kızımın çok hastalandığı ve benim çaresiz kaldığım süreçte biz de yaşadık ve gördük ki anlatılanların eksiği varmış da fazlası yokmuş💙🧿 Başta büyükelçimiz olmak üzere tüm elçilik çalışanlarına, Budapeşte’de görev yapan Türk hekimlerimiz Kamil bey ve Zuhal hanıma, çalışma arkadaşlarına bu vesile teşekkürlerimizi iletmek isterim. 🌸 Bu arada… Söyleşi öncesi Budapeşte’deki yayıncım sevgili Gergely ve eşi Rita bir sürpriz yaparak Macarcaya çevirilen ikinci kitabım #kalbimincanmayası ile çıkageldi. Üç Kız Kardeş’ten sonra başka bir dildeki ikinci kitabımın sevincini de paylaşmak istedim. Yaşasın🎈
“Ama” Değil “Rağmen” Tek perdelik oyun Yazan ve oynayan: İclal Aydın Müzik: Cenk Erdoğan Kostüm tasarım: Simay Bülbül Yapım : Setart Booking & Vişne Prodüksiyon Supervizor: Tülin Berk Koordinatör: Serkan Ademoglu Menajerlik: Tulin Berk /TB Sanatsal Yetenek Yönetim Tanıtım ve medya ilişkileri: Nurbanu Anter Afiş fotoğrafı: Ozan Güzelce Afiş: Ceylin Gül 3 KASIM 2025’de İzmir İstinyeart’ta ilk gösteri. Büyük Türkiye turnesi başlıyor💙 @biletinial @nurbanuanter @tbsanatsalyetenekyonetim @ademogluserkan @tulin_berk @setartbooking
Benim bu güzel çocuğum yakında @storytel.tr ‘de. Sonra diğerleri geliyor🥰 Çok sevdiğim bir sanatçının sesinden dinleyeceksiniz üstelik🙏🏻 Ah, ne diyordu bu kitabın kahramanı Nona: ・・・ “Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.” . . . #söylenmemişsözler #iclalaydın #artemisyayınları
Oyunumun heykeli bitti. Şimdi sahnedeki yerini almayı bekliyor benim gibi, heyecanla… ozanım kalbin dert görmesin🩵 @ozanuenal #amadeğilrağmen 3 Kasım’da İzmir’de 4 Kasım’da İstanbul’da. Biletler @biletinial ‘da. Müzik: Cenk Erdoğan @prdszgitarist
İclal Aydın’ın yazıp sahneye taşıdığı, geçmişten geleceğe uzanan ve bizi kendi mirasımızla yüzleştiren unutulmaz bir tiyatro deneyimi: Ama Değil, RAĞMEN. ✨ Doğu Anadolu’dan Kapadokya’ya, Ege’den İstanbul’a uzanan Türkiye hikâyeleri; hüzün, kahkaha ve umutla dolu. 🌿 “Geçmişten aldıklarımı geleceğe taşıyorum… Ben MİRAS ULAĞI’yım.” 🎫 Biletler tabii ki @biletinial’da satışta!
İclal Aydın’ın yazıp sahneye taşıdığı, geçmişten geleceğe uzanan ve bizi kendi mirasımızla yüzleştiren unutulmaz bir tiyatro deneyimi: Ama Değil, RAĞMEN. ✨ Doğu Anadolu’dan Kapadokya’ya, Ege’den İstanbul’a uzanan Türkiye hikâyeleri; hüzün, kahkaha ve umutla dolu. 🌿 “Geçmişten aldıklarımı geleceğe taşıyorum… Ben MİRAS ULAĞI’yım.” 🎫 Biletler tabii ki @biletinial’da satışta!
Ah arkadaşım, ah gençliğim… Ah be Volkan… yerin cennet olsun…
Bugün 23 Mart. Her ilde, her ilçede parti üyesi olmasanız da oy kullanabilirsiniz. Ben bir CHP üyesi değilim. Lakin.. Oy bizim biricik ve en önemli gücümüzdür. Türkiye Cumhuriyeti bir demokrasi, hukuk, ülkesidir. Vatandaşlarının seçme seçilme hakkı vardır. Laiktir. Adalet mülkün temelidir. Gazeteciler gazetecilik yaptığı, hukukçular hukuğu korumak istediği için cezalandırılamaz. Birbirimize sürekli temel bilgileri hatırlatmamız gerekmemeli. Dünyanın en pahalı gıdası üç yanı denizlerle çevrili bir tarım ülkesinin vatandaşlarının hakkı olamaz. Emekliler evlerinde donarak ölemez. Ölmemeli. Fikrimizi ifade ettiğimiz için korkmamalıyız. Korkunun bittiği bir yer var… Üzülmekten yorgunum.