Ayşe Şule Bilgiç Instagram – İnsanın duygu üretim merkezindeki bilinmezleri bir kenara koyarsak aslında sistem bir makineden çok farklı çalışmıyor.
Bebekliği kendine has kapasitesi, duyargaları, alıcıları olan boş bir yazılım makinesi gibi düşünürsek dünya denen düzenin içinde bizim bildiğimiz kadarı ile 5 duyu organı ile algıladığı tüm bilgiyi alma, benzerliklerine, ayrışmalarına göre klasörleme, yeni bilgiler ile ilişkilendirme, ilişkilendirdiklerinden yeni bilgiler üretme gibi işlemleri yapabilen bir yazılım gibi düşündüğümüzde, bu sistemin bir süre sonra şablonlar oluşturduğunu görüyoruz.
Ecnebinin deyimi ile “short cut” lar yaratıyor çünkü zaten kendisi hızlı gitmeyi seviyor. Benzer olaylara ve benzer durumlara daha önceden kaydettiği tepkileri, sonuçları verme eğiliminde olmamızın sebebi bu şablonları kullanmamız.
Çünkü tüm öğrenme kuramlarında olduğu gibi öğrenmenin gerçekleşebilmesi için uyaranlara ve o uyaranların zihnimizde anlamlandırılmasına ve sonrasında da bir duyguya bir düşünceye bir davranışa dönüştürülmesine ihtiyacımız var. Sonrasında ise yeni durumlarda benzerlikleri fark ederek yolu kısaltmak için kullanılmasına…
Peki ya işlevsel olmayan şablonlarımız almış başını gitmişse?
Ne mi yapar işlevsel olmayan şablonlar? (Literatürde şema da deniyor kendilerine)
Bu işlevsel olmayan şablonlar kişide günlük yaşamdaki düzene ayak uydurmakta zorluklar çıkarır. Yani psikolojik hatta sosyal pek çok sorunun temelinde işlevsel olmayan bir şemalarımızın, şablonlarımızın , düşünce kalıplarımızın, otomatik düşüncelerimizin yattığını söyleyebiliriz.
Sizce sizin işlevsel olmayan düşünce kalıbınız var mıdır? Bir kurcalayıp paylaşır mısınız? | Posted on 19/Mar/2021 14:34:18



