Home Actress İclal Aydın HD Instagram Photos and Wallpapers May 2023 İclal Aydın Instagram - Papatyaya bak sen… Kendi kendine büyüyor işte… Geçen hafta yalıda çekim yaparken bebek bir yunus gördüm denizde. Turuncu dubayla kendi kendine oyun oynuyordu. Hoplayıp zıplamasını, burnuyla dubayı devirmeye çalışmasını ilk gördüğümde sevinçli küçük bir çığlık çıktı ağzımdan. Hepimiz sessiz bir tebessümle izledik küçük oynununu. Sonra gözden kayboldu. Annemi gördüm rüyamda o gece. Gençti. İyi bir duyguyla uyandım. Neredeyse hiç uyuyamadığım son haftaların boyun ve sırt ağrılarını unuttuğum nadir kısa mutlu anlarından biriydi. Annemin öldüğü gün.. Son yolculuğuna hazırlanmasını gasilhanede beklerken yavru bir kediye takılmıştı gözüm. Dışarıda lapa lap kar vardı. Kardeşim annemin yanındaydı. Yavru kedi peçeteden bir topla oynuyordu. Neşeyle yuvarlanıyor, yorulmadan patiliyordu topunu. Kardeşim çıktı kapıdan ağlayarak. Annemin bir tabutla çıkacağı son sefer için beklerken hayat bir yavru kedinin minik burnuyla ittirdiği kağıttan bir mendil gibi dönüp duruyordu işte… Denizdeki turuncu duba gibi. Bir süredir tuhaf oldum. Ağlamam gerekirken hiç ağlamıyorum. Sonra olmadık yerde minicik bir sebeple başlıyorum ağlamaya ve hiç susmuyorum. Susamıyorum. Bütün gün ve gece sürüyor. Günler geçiyor. Çekim yapıyor, çalışıyor, uyuyor, uyanıyoruz. İtiraz ediyoruz. Öfkeleniyoruz. Beziyoruz. Hayat işte akıp gidiyor şimdilik… Üç Kız Kardeş devam ediyor. Çiçekler açıyor. Birinci olmuşuz som iki hafta da, birbirimize bakıp devam ediyoruz çalışmaya. Unutur musun, unutur muyum, unutulur mu bilmiyorum… Belki alışılıyor. Hiç alışılmayacak şeyler var. Eskimeyen kederler mesela. Her yerde çıkabiliyor karşına. O gün çektiğimiz sahne içinde bir şarkı söylüyordu Türkan: Fikrimin İnce Gülü… İşte eskimeyen kederlerden biri daha.. Annemin şarkıları. “Müzeyyen hanım öldü değil mi?” sorusu.. “Hepimiz öleceğiz bir gün. Hayat bize verdiği her şeyi geri alıyor”deyip pencereye dönüşü… Ben bunları yazarken gün ağardı, sabah oldu. İyi pazarlar hepinize… Olabildiği kadar iyi olsun inşallah… Hayat sürdüğü sürece anlam bulsun.

İclal Aydın Instagram – Papatyaya bak sen… Kendi kendine büyüyor işte… Geçen hafta yalıda çekim yaparken bebek bir yunus gördüm denizde. Turuncu dubayla kendi kendine oyun oynuyordu. Hoplayıp zıplamasını, burnuyla dubayı devirmeye çalışmasını ilk gördüğümde sevinçli küçük bir çığlık çıktı ağzımdan. Hepimiz sessiz bir tebessümle izledik küçük oynununu. Sonra gözden kayboldu. Annemi gördüm rüyamda o gece. Gençti. İyi bir duyguyla uyandım. Neredeyse hiç uyuyamadığım son haftaların boyun ve sırt ağrılarını unuttuğum nadir kısa mutlu anlarından biriydi. Annemin öldüğü gün.. Son yolculuğuna hazırlanmasını gasilhanede beklerken yavru bir kediye takılmıştı gözüm. Dışarıda lapa lap kar vardı. Kardeşim annemin yanındaydı. Yavru kedi peçeteden bir topla oynuyordu. Neşeyle yuvarlanıyor, yorulmadan patiliyordu topunu. Kardeşim çıktı kapıdan ağlayarak. Annemin bir tabutla çıkacağı son sefer için beklerken hayat bir yavru kedinin minik burnuyla ittirdiği kağıttan bir mendil gibi dönüp duruyordu işte… Denizdeki turuncu duba gibi. Bir süredir tuhaf oldum. Ağlamam gerekirken hiç ağlamıyorum. Sonra olmadık yerde minicik bir sebeple başlıyorum ağlamaya ve hiç susmuyorum. Susamıyorum. Bütün gün ve gece sürüyor. Günler geçiyor. Çekim yapıyor, çalışıyor, uyuyor, uyanıyoruz. İtiraz ediyoruz. Öfkeleniyoruz. Beziyoruz. Hayat işte akıp gidiyor şimdilik… Üç Kız Kardeş devam ediyor. Çiçekler açıyor. Birinci olmuşuz som iki hafta da, birbirimize bakıp devam ediyoruz çalışmaya. Unutur musun, unutur muyum, unutulur mu bilmiyorum… Belki alışılıyor. Hiç alışılmayacak şeyler var. Eskimeyen kederler mesela. Her yerde çıkabiliyor karşına. O gün çektiğimiz sahne içinde bir şarkı söylüyordu Türkan: Fikrimin İnce Gülü… İşte eskimeyen kederlerden biri daha.. Annemin şarkıları. “Müzeyyen hanım öldü değil mi?” sorusu.. “Hepimiz öleceğiz bir gün. Hayat bize verdiği her şeyi geri alıyor”deyip pencereye dönüşü… Ben bunları yazarken gün ağardı, sabah oldu. İyi pazarlar hepinize… Olabildiği kadar iyi olsun inşallah… Hayat sürdüğü sürece anlam bulsun.

İclal Aydın Instagram - Papatyaya bak sen… Kendi kendine büyüyor işte… Geçen hafta yalıda çekim yaparken bebek bir yunus gördüm denizde. Turuncu dubayla kendi kendine oyun oynuyordu. Hoplayıp zıplamasını, burnuyla dubayı devirmeye çalışmasını ilk gördüğümde sevinçli küçük bir çığlık çıktı ağzımdan. Hepimiz sessiz bir tebessümle izledik küçük oynununu. Sonra gözden kayboldu. Annemi gördüm rüyamda o gece. Gençti. İyi bir duyguyla uyandım. Neredeyse hiç uyuyamadığım son haftaların boyun ve sırt ağrılarını unuttuğum nadir kısa mutlu anlarından biriydi. Annemin öldüğü gün.. Son yolculuğuna hazırlanmasını gasilhanede beklerken yavru bir kediye takılmıştı gözüm. Dışarıda lapa lap kar vardı. Kardeşim annemin yanındaydı. Yavru kedi peçeteden bir topla oynuyordu. Neşeyle yuvarlanıyor, yorulmadan patiliyordu topunu. Kardeşim çıktı kapıdan ağlayarak. Annemin bir tabutla çıkacağı son sefer için beklerken hayat bir yavru kedinin minik burnuyla ittirdiği kağıttan bir mendil gibi dönüp duruyordu işte… Denizdeki turuncu duba gibi. Bir süredir tuhaf oldum. Ağlamam gerekirken hiç ağlamıyorum. Sonra olmadık yerde minicik bir sebeple başlıyorum ağlamaya ve hiç susmuyorum. Susamıyorum. Bütün gün ve gece sürüyor. Günler geçiyor. Çekim yapıyor, çalışıyor, uyuyor, uyanıyoruz. İtiraz ediyoruz. Öfkeleniyoruz. Beziyoruz. Hayat işte akıp gidiyor şimdilik… Üç Kız Kardeş devam ediyor. Çiçekler açıyor. Birinci olmuşuz som iki hafta da, birbirimize bakıp devam ediyoruz çalışmaya. Unutur musun, unutur muyum, unutulur mu bilmiyorum… Belki alışılıyor. Hiç alışılmayacak şeyler var. Eskimeyen kederler mesela. Her yerde çıkabiliyor karşına. O gün çektiğimiz sahne içinde bir şarkı söylüyordu Türkan: Fikrimin İnce Gülü… İşte eskimeyen kederlerden biri daha.. Annemin şarkıları. “Müzeyyen hanım öldü değil mi?” sorusu.. “Hepimiz öleceğiz bir gün. Hayat bize verdiği her şeyi geri alıyor”deyip pencereye dönüşü… Ben bunları yazarken gün ağardı, sabah oldu. İyi pazarlar hepinize… Olabildiği kadar iyi olsun inşallah… Hayat sürdüğü sürece anlam bulsun.

İclal Aydın Instagram – Papatyaya bak sen… Kendi kendine büyüyor işte…

Geçen hafta yalıda çekim yaparken bebek bir yunus gördüm denizde. Turuncu dubayla kendi kendine oyun oynuyordu. Hoplayıp zıplamasını, burnuyla dubayı devirmeye çalışmasını ilk gördüğümde sevinçli küçük bir çığlık çıktı ağzımdan. Hepimiz sessiz bir tebessümle izledik küçük oynununu. Sonra gözden kayboldu.

Annemi gördüm rüyamda o gece. Gençti. İyi bir duyguyla uyandım. Neredeyse hiç uyuyamadığım son haftaların boyun ve sırt ağrılarını unuttuğum nadir kısa mutlu anlarından biriydi.

Annemin öldüğü gün.. Son yolculuğuna hazırlanmasını gasilhanede beklerken yavru bir kediye takılmıştı gözüm. Dışarıda lapa lap kar vardı. Kardeşim annemin yanındaydı. Yavru kedi peçeteden bir topla oynuyordu. Neşeyle yuvarlanıyor, yorulmadan patiliyordu topunu.
Kardeşim çıktı kapıdan ağlayarak. Annemin bir tabutla çıkacağı son sefer için beklerken hayat bir yavru kedinin minik burnuyla ittirdiği kağıttan bir mendil gibi dönüp duruyordu işte… Denizdeki turuncu duba gibi.

Bir süredir tuhaf oldum. Ağlamam gerekirken hiç ağlamıyorum. Sonra olmadık yerde minicik bir sebeple başlıyorum ağlamaya ve hiç susmuyorum. Susamıyorum. Bütün gün ve gece sürüyor.

Günler geçiyor. Çekim yapıyor, çalışıyor, uyuyor, uyanıyoruz. İtiraz ediyoruz. Öfkeleniyoruz. Beziyoruz. Hayat işte akıp gidiyor şimdilik…

Üç Kız Kardeş devam ediyor. Çiçekler açıyor. Birinci olmuşuz som iki hafta da, birbirimize bakıp devam ediyoruz çalışmaya.
Unutur musun, unutur muyum, unutulur mu bilmiyorum…
Belki alışılıyor.

Hiç alışılmayacak şeyler var. Eskimeyen kederler mesela. Her yerde çıkabiliyor karşına. O gün çektiğimiz sahne içinde bir şarkı söylüyordu Türkan: Fikrimin İnce Gülü…

İşte eskimeyen kederlerden biri daha..

Annemin şarkıları. “Müzeyyen hanım öldü değil mi?” sorusu..
“Hepimiz öleceğiz bir gün. Hayat bize verdiği her şeyi geri alıyor”deyip pencereye dönüşü…

Ben bunları yazarken gün ağardı, sabah oldu.
İyi pazarlar hepinize…
Olabildiği kadar iyi olsun inşallah…
Hayat sürdüğü sürece anlam bulsun. | Posted on 05/Mar/2023 09:53:41

İclal Aydın Instagram – Güzel, kaygısız, eski günlerden birinde çekmiştim bu fotoğrafı. Küçük mutlu anları kaydetmek böyle günler için gerekli demek ki… 
99 depreminde genç bir televizyoncuydum.
İlk andan itibaren hem stüdyoda hem sahada neredeyse hiç uyumadan, haftalarca çalıştık. 
Hayatımda çok belirgin değişimler, izler bırakmıştı o günler.

Küçük bir evim vardı. Yorgun argın birkaç saatliğine eve gelir, yemek bile yiyemez, devam eden artçı depremlerden korkarak hızlıca elimi yüzümü yıkar, üzerimi değiştirir sonra ağlayarak o gün yaşadıklarımı yazardım defterime. Bana anlatılanları, olup biteni…
Aradan geçen onca zamanda hiçbir şeyin değişmediğini görmek büyük bir yılgınlık hissi verse de o günlerde günlüğe kaydettiğim Aydın Boysan’ın şu cümleleri aklıma geliyor şimdi. Demişti ki:
“Genç bir mimardım ve İzmit’in bir sanayi bölgesi olmaması gerektiğini söylemiş ama sesimi ben de duyuramamıştım. Şimdi yaşlı bir gazeteci olarak söylüyorum: hayat bir resim ödevidir. Geride kalanlar şimdi ellerine o kalemleri alıp yeniden boyamaya başlayacaklar hayatı. Yeniden tutunacaklar yeni gelen güne”

Ben de bu cümleye tutunmuştum o sabah. 

Şimdi orta yaşlarında biri olarak benden genç arkadaşlarıma Aydın Boysan’ın bir vakit bana yaka çiçeği olan o sözlerini anımsatmak isterim…

Hayat gidenlerden bize kalan bir ödevmiş hakikaten. O ödevi yapmaya derman bulmak çoğu zaman imkansız gibi gelecekmiş insana ama yaşadıkça susayacak, acıkacak, özleyecek, şarkı söyleyecekmiş… Sonra bir bakacakmış ki küçük bir şeye gülümsüyor. Bir çocuk doğmuş. Bahar gelmiş. Aşık olmuş. 
Bütün yıkımların ardından bir kez daha başlamak, yeniden başlamak, yine başlamak dışında bir yol yokmuş…

Cumhuriyetimizin 100.yılında ilim, bilim, inanç, çalışkanlık ve kardeşlikle yeniden yükseleceğiz. Başka seçeneğimiz yok… 
Hayatın bizim için de son bulacağı o güne dek inanmak ve çalışmak dışında yol yok..
İclal Aydın Instagram – Biz hep “ikimizdik” 
Şimdi ayrı şehirlerde bi “ikimiz”iz… 
İyi ki doğmuşsun canım kardeşim. @hilal_aydin_ozcan 🌸 #6mart

Check out the latest gallery of İclal Aydın