Annemiz Yücel Çoker’i 7 Şubat Salı günü saat 21:45’te kaybettik.
10 yılı aşan hastalığının son günlerini yoğun bakımda geçirdi. Teşhisin konduğu ilk günden bu geceye dek bize destek olan tüm yakınlarımıza, doktorlarımıza, hemşire, hasta bakıcı ve uzman çalışanlara gönülden teşekkür ederiz.
Acısının son bulduğuna inanmak tesellimiz…
Bizim için hep böyle güzel, hep böyle genç…
Yerin cennet olsun, Allah rahmetiyle kucaklasın…
İclal Aydın – Hilal Aydın Özcan
Yağmur sesiyle uyandım bu sabah. 06.30 civarıydı. Gözümü açmadım. Geçen yazı düşündüm. Geçen yaz bu zamanları..
Müjde ve Pelin’le çıkacağımız tatili planlıyordum. (Güzel günleri düşlemek gibisi yok.. )
Bu fotoğraf o tatilden. Müjde çekmişti.
Son kitabım BUNU SEN OKU biraz bu tatilden geçiyor ve sonra bir geçmişe, bir bugüne gide gele 30 yıllık bir yol alıyor.
Okuruma yazılmış bu mektuplar anılarla dolu. (Kalbimi çok mu açtım acaba?) Bir de heykeltraş sevgili Ozan Ünal’ın her yazı için çizdiği şahane resimlerle…
Evet, sonunda bitti. Tolga son düzeltmeleri yapıyor. Haftaya teslim edeceğim yayınevine. Seçim sonrası raflardaki yerini alır diye düşünüyorum.
Bu yaz BUNU SEN OKU umarım en sevilen kitaplardan olur💙
@ozanuenal @tolgameric1595 @artemisyayinlari @tamadres_com
Annemi kar altında son yerine bıraktık.
O gün o dakika bizi yalnız bırakmayan tüm yakınlarımıza, dostlarımıza teşekkür ederiz.
Kişisel olarak da henüz yanıt veremediğim yüzlerce arama ve mesaja minnet dolu olduğumu belirtmek istiyorum.
Memleketimin en ağır sınavlarından biri içinde olduğu şu günlerde yazıyla sözle bir acıyı paylaşabilmenin imkansız olduğunu bir kez daha anladım.
O güçlü, kudretli, becerikli ve güzel annemiz küçücük kalmış bedeni ile o çukura konduğunda bir kez daha ölümü nasıl unutabildiğimize şaşırdım.
Bilime kulak tıkayan, en kritik görevlere uzman olmayanları atayan, cebini doldurmanın, kudretini korumanın peşinde olanlar nasıl unutuyor bilmiyorum ama enkaz altındaki o on binlerce insanın ahı tez vakitte çalacaktır kapılarını.
Söylenecek söz kalmadı artık.
Hepimizin başı sağ olsun.
Depremden sonra 44, annemden sonra 43 gün geçmiş…
Boyun ameliyatımın 14.günü bugün. Şak diye ayağa kalkıp, koşa koşa sete gitmiştim. Erken koşmuşum… söz dinleyip yatsaymışım, azıcık kendime baksaymışım iyiymiş.
“Süperim ben” diye daldım günlük hayata. Nazlanan insanlardan olmayayım istiyorum ama sanırım vücut “ben biraz durmak istiyorum” diyor. Ben de şimdi yatıyorum.
Zaman ne acayip bir “ölçü”
Güneş hızla batmış, doğmuş. Günler birbiri üzerine binmiş. Mevsimler değişiyor. Mutfak penceresi önündeki nar ağacı yeşillenmeye başladı bile. Geçen yıl çiçeklerine bakarak bulaşık yıkıyordum ve yeni kitabı birkaç ay içinde bitiririm diye düşünüyordum.
Olmadı.. 😞
Şahane geçen 50. Yaşım biter bitmez bazı küçük hüzünler ve büyük üzüntüler çıkageldi. Olur böyle..
Kaç kez tecrübe ettim. Her derin karanlığın ardından o ölçüde aydınlık olmuştur hep. Hayat bu, böyle.
Bu sabah çok geciken son kitabım Bunu Sen Oku’nun redaksiyon notları üzerine çalışmaya başladım. Bana moral oluyor. Fıtıklarım, ameliyatlarım nedeniyle yattığım yerde “düzeltme” yapmak hep iyi gelmiştir aslında. Hem güç toplarım hem uğuruna inanırım. (unutursun ve üç kız kardeş’i yine böyle bitirmiştim)
Son okumayı da bir kez daha gider inşallah Cunda’da @purbeyazotel 37 numarada yaparım 🙂
Fotoğrafa eklediğim şarkıyı duyuyor musunuz?
Bu şarkı çok kalbime dokunuyor: “Bir hatıra mıyım şimdi? O da nadiren yad edilen?”
“İnsanın anne babasının ağladığı şarkılara ağladığı bir yaş var,oradayım” demiştim bu kitaba başlarken.
İnsanın evladının onun arkasından ağlayacağı şarkıları sakladığı bir yaş varmış, oradayım şimdi diye bitireyim…
Bir de,
Bu kitaba olağanüstü yürek ve destek veren iki şahane insana’; editörüm @tolgameric1595 ve yazılarımı “boğazımda bir düğüm” çizimleriyle tamamlayan heykeltraş @ozanuenal ‘a teşekkür ederim.
Sorasında çok uzun bir liste var zaten. Kitap bir çıksın da onu da orada paylaşacağım inşallah.
Evet sevgili @bayrakvedat ve @melisabayrak sanırım söz verdiğim tarihe yetişecek💙 @artemisyayinlari @tulin_berk @ademogluserkan seviyorum sizi😘
Dün gece babamın eşi Zehra ablam göndermiş bu fotoğrafı: “İlk kez gördüm” yazmış. Annem, halam ve ben…
Kardeşimin doğmasına daha birkaç yıl var…
Annemin gülümseyişi ne güzelmiş. O işe gittiğinde halam bakardı bana. Çok düşkündüm halama. Nakış yapan ve bana börek kızartan ellerini çok severdim.
Böreği de oldum olası seviyormuşum demek 🤭
Güzel, kaygısız, eski günlerden birinde çekmiştim bu fotoğrafı. Küçük mutlu anları kaydetmek böyle günler için gerekli demek ki…
99 depreminde genç bir televizyoncuydum.
İlk andan itibaren hem stüdyoda hem sahada neredeyse hiç uyumadan, haftalarca çalıştık.
Hayatımda çok belirgin değişimler, izler bırakmıştı o günler.
Küçük bir evim vardı. Yorgun argın birkaç saatliğine eve gelir, yemek bile yiyemez, devam eden artçı depremlerden korkarak hızlıca elimi yüzümü yıkar, üzerimi değiştirir sonra ağlayarak o gün yaşadıklarımı yazardım defterime. Bana anlatılanları, olup biteni…
Aradan geçen onca zamanda hiçbir şeyin değişmediğini görmek büyük bir yılgınlık hissi verse de o günlerde günlüğe kaydettiğim Aydın Boysan’ın şu cümleleri aklıma geliyor şimdi. Demişti ki:
“Genç bir mimardım ve İzmit’in bir sanayi bölgesi olmaması gerektiğini söylemiş ama sesimi ben de duyuramamıştım. Şimdi yaşlı bir gazeteci olarak söylüyorum: hayat bir resim ödevidir. Geride kalanlar şimdi ellerine o kalemleri alıp yeniden boyamaya başlayacaklar hayatı. Yeniden tutunacaklar yeni gelen güne”
Ben de bu cümleye tutunmuştum o sabah.
Şimdi orta yaşlarında biri olarak benden genç arkadaşlarıma Aydın Boysan’ın bir vakit bana yaka çiçeği olan o sözlerini anımsatmak isterim…
Hayat gidenlerden bize kalan bir ödevmiş hakikaten. O ödevi yapmaya derman bulmak çoğu zaman imkansız gibi gelecekmiş insana ama yaşadıkça susayacak, acıkacak, özleyecek, şarkı söyleyecekmiş… Sonra bir bakacakmış ki küçük bir şeye gülümsüyor. Bir çocuk doğmuş. Bahar gelmiş. Aşık olmuş.
Bütün yıkımların ardından bir kez daha başlamak, yeniden başlamak, yine başlamak dışında bir yol yokmuş…
Cumhuriyetimizin 100.yılında ilim, bilim, inanç, çalışkanlık ve kardeşlikle yeniden yükseleceğiz. Başka seçeneğimiz yok…
Hayatın bizim için de son bulacağı o güne dek inanmak ve çalışmak dışında yol yok..
Papatyaya bak sen… Kendi kendine büyüyor işte…
Geçen hafta yalıda çekim yaparken bebek bir yunus gördüm denizde. Turuncu dubayla kendi kendine oyun oynuyordu. Hoplayıp zıplamasını, burnuyla dubayı devirmeye çalışmasını ilk gördüğümde sevinçli küçük bir çığlık çıktı ağzımdan. Hepimiz sessiz bir tebessümle izledik küçük oynununu. Sonra gözden kayboldu.
Annemi gördüm rüyamda o gece. Gençti. İyi bir duyguyla uyandım. Neredeyse hiç uyuyamadığım son haftaların boyun ve sırt ağrılarını unuttuğum nadir kısa mutlu anlarından biriydi.
Annemin öldüğü gün.. Son yolculuğuna hazırlanmasını gasilhanede beklerken yavru bir kediye takılmıştı gözüm. Dışarıda lapa lap kar vardı. Kardeşim annemin yanındaydı. Yavru kedi peçeteden bir topla oynuyordu. Neşeyle yuvarlanıyor, yorulmadan patiliyordu topunu.
Kardeşim çıktı kapıdan ağlayarak. Annemin bir tabutla çıkacağı son sefer için beklerken hayat bir yavru kedinin minik burnuyla ittirdiği kağıttan bir mendil gibi dönüp duruyordu işte… Denizdeki turuncu duba gibi.
Bir süredir tuhaf oldum. Ağlamam gerekirken hiç ağlamıyorum. Sonra olmadık yerde minicik bir sebeple başlıyorum ağlamaya ve hiç susmuyorum. Susamıyorum. Bütün gün ve gece sürüyor.
Günler geçiyor. Çekim yapıyor, çalışıyor, uyuyor, uyanıyoruz. İtiraz ediyoruz. Öfkeleniyoruz. Beziyoruz. Hayat işte akıp gidiyor şimdilik…
Üç Kız Kardeş devam ediyor. Çiçekler açıyor. Birinci olmuşuz som iki hafta da, birbirimize bakıp devam ediyoruz çalışmaya.
Unutur musun, unutur muyum, unutulur mu bilmiyorum…
Belki alışılıyor.
Hiç alışılmayacak şeyler var. Eskimeyen kederler mesela. Her yerde çıkabiliyor karşına. O gün çektiğimiz sahne içinde bir şarkı söylüyordu Türkan: Fikrimin İnce Gülü…
İşte eskimeyen kederlerden biri daha..
Annemin şarkıları. “Müzeyyen hanım öldü değil mi?” sorusu..
“Hepimiz öleceğiz bir gün. Hayat bize verdiği her şeyi geri alıyor”deyip pencereye dönüşü…
Ben bunları yazarken gün ağardı, sabah oldu.
İyi pazarlar hepinize…
Olabildiği kadar iyi olsun inşallah…
Hayat sürdüğü sürece anlam bulsun.
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Nicedir setten bir şeyler paylaşmamıştım. Bir sene ne çabuk geçmiş gitmiş. Daha dün gibi mekan seçmeye geldiğimiz gün…
Hadi biraz eski bölümlerden kamera arkası paylaşayım sizi de akşam saat 20:00’de @kanald ‘de @uckizkardestvdizisi izlemeye davet edeyim bu vesile. 🥰
1- Rüçhan’ın kürkünü giyince bir hava bir hava 🙂 @vedayurtsever
2- Biz de isterdik giyinip kuşanalım ama Veda’ya kırmızı ceket bana hırka düştü 🙂
3- Bir de terlik, bir de hırka, bir de tepsi 🙂
4-Kesinlikle Allah seni alsın götürsün Fatih bakışı bu:)
5- Ama sahne biter bitmez gerçek yüzümüz bu 🙂 @hakanatalaay
6- Ah bu kapı önü sohbetleri, bir gün kesin çok özleyeceğim 🙂
7- Şu şenlikli ev gezmeleri yok mu:) siz böyle neşe yazın biz hakkını verelim 🙂 @sevgiyilmaz @zilufer
8- Ah benim canım Erkin şefim. O tatlı yardımcı yönetmen suratın yine neye hayret ediyor acaba? @eckaruserci ve canım Eda eminim o an bana “İcoş bi baksana demişsin” @edateksoz
Hadi akşama bekliyoruz🌸
@iincigundogdu
Demircan,
Şahaneydin🖤
Yolun açık, bahtın güzel olsun. Çok severek yazmıştım Mesut’u, çok severek oynadın. Gidişin zor oldu benim için. Umarım bir gün yine buluşacağız. Ben yazacağım sen oynayacaksın..
@uckizkardestvdizisi bu gece saat 20:00’de @kanald ‘de.
#mesutunvedası @demircankacell
Biz hep “ikimizdik”
Şimdi ayrı şehirlerde bi “ikimiz”iz…
İyi ki doğmuşsun canım kardeşim. @hilal_aydin_ozcan 🌸 #6mart
Kimimiz kedi insanıdır. Kimimiz köpek dostu. Kimi yazları bekler dört gözle kimi sonbaharı…
Yumurtayı çok haşlanmış sevenle tereyağında az pişmiş yiyen aynı masada kahvaltı etmesin mi yani?
Taş değil çiçek yağsın üzerimize. Farklı düşünebilir, farklı sevebiliriz. Biz bunu yapabiliriz!!
100 YILLIK BU CUMHURİYET BİZİM, SEÇİM HEPİMİZİN!
SEN DE OY VE ÖTESİ’NE GEL SEÇİMLERİMİZE BERABER SAHİP ÇIKALIM. @oyveotesi @elifd1 🌸
Pürbeyaz 37 numara💙
Bu odada tam üç roman yazdım.
2017’de Üç Kız Kardeş’i ve devam kitabı olan Kalbimin Can Mayası’nı 2019’da bitirdim.
2020-21’de Söylenmemiş Sözler’e geldi sıra.
2022’de Üç Kız Kardeş tv dizinin ilk bölümünün çekimine yine bu odadan çıkıp, başladım.
Belki hiçbir önemi yoktur…
Belki bu oda giz doludur💙
Dördüncü kitap da burada bitsin istedim.
Son satırları yazmaya geldim. Ben yazıp bitireyim de sonra BUNU SEN OKU dedim.
@artemisyayinlari
Bu fotoğrafı paylaşıp, bugün tüm kişilerde 1.olduğumuzu yazmış ve kamera arkasındaki tüm ekip arkadaşlarımı etiketleyerek Real Madrid- Manchester City maçını bile geçmiş olmamızı kutlamıştım.
İnstagram bunu paylaşamayacağımı söyleyip postumu kaldırdı. Bakalım bunu da kaldıracak mı?
@uckizkardestvdizisi @kanald @surecfilm @iincigundogdu @edateksoz @aycayaykin @sevgiyilmaz @zilufer @umitgabin @aziz.topaloglu @aynurbasgok @eckaruserci @melisaberb @beniandonmez
Bir soru sordu bana. Yanıtı benim içimde de belirsizmiş meğer. Gözlerim doldu.
Onun yanında küçük, dünyevi dertlerden bahsetmek istemem oysa ama bazen kaçırıyor insan duygularının kontrolünü…
Beni belirsizlik yorar. Endişelendirir. Korkmaktan korkmaya başlayınca o kaygı dişlisi başlar kalbimi ezmeye…
Kuzenim Tülin’in tesellileri, yorumları hep çok iyi gelir bana çünkü tanıdığım en güçlü kadının her kelimesine bütün kalbimle inanırım.
Dün sabah da inandım.
Gelecek ancak iyilikle inşa edilebilir. Yeniden ve yeniden ve her şeye rağmen.
Her şeye rağmen.
Cesaret korkmamak değil, korkuna rağmen yola çıkabilmek, devam etmektir.
Her şey çok güzel olsun.
Anneler günü hakikaten bir anlam içeriyorsa sadece kendi çocuğu için değil başkalarının evladı için de çabalayan herkesi kutluyorum🌸
@sayracinar @tulin_batmaz
… Mesela biliyor musun, beni başarılarımdan çok başarısızlıklarım güçlendirmiş aslında. Her batırıp berbat etme hikâyemde bir kahramanım olmuş, bir şekilde elimi tutmuş. Onlarca yıldır benimle evden eve taşınan günlüklerimi yaz başında okuduğumda dedim ki, İclal senin bir başarı hikâyen yok! Senin muazzam başarısızlıkların var. Ama maça dönmeye bir güç, cesaret bulmuşsun her seferinde… O güç ve cesaret kaybetmekten doğuyormuş meğer…
🌸
BUNU SEN OKU
Haziran’da çıkıyor.
Ben kaybettim ben yazdım.
Ozan okudu ve karaladı.
Tolga hepsini düzenledi.
Yeliz yayına hazırladı.
@ozanuenal @tolgameric1595 @artemisyayinlari #yelizüslü
Not:
Bu fotoğraf kitabı teslim etmeden iki gün önce çekildi. Hayatı boyunca onlarca kez kaybetmiş ve bir daha başlamış 1971’linin ömrüne bir başka sanatçının yorumuyla bakışı diyebilirim…
Not:
Bu kitaba adını veren #eskibaharşarkısı @mahmutcinarr ‘ın yüzlerce kez dinlediğim bir bestesidir… “Bunu sana yazdım, sen oku…” diyordu…
Bir de…
Unutuyoruz hep ama..
KAZANMAK, KAYBETMENİN KARDEŞİDİR! ( #bizimiçinşampiyon ) 🌸
Günaydın💙
Bu kitap niye bu kadar uzun sürdü, niye bu kadar elimde kaldı diye düşünüyordum..
Bu sabah fark ettim ki uğurlu fincanımın fotoğrafını ve başlangıç tarihimi paylaşmamışım. Doğal olarak da eski ve dost okurlarımın “rast gele, tez bite” dileği eksik kalmış.
Üzerinde çalıştığım ve bitmek üzere olan kitap bir roman değil.
Bir günlük.
Ne tesadüf ki ilk kitabım Hayat Güzeldir de beni geniş bir kitleyle buluşturan televizyon programımın günlüğüydü ve 99 depreminden bir süre sonra çıkmıştı.
Aradan geçen 23 yılda neler neler oldu? Hatta daha da öncesinde?
Sanırım birlikte büyüyüp yol aldığımız okurlarım için ayrı bir yeri olacak.
Şuraya kitaba başladığım tarihi de ekleyeyim: 02 Ağustos 2022 💙
Hadi bir de kitaptan tadımlık bir bölüm de paylaşayım ve hepinize iyi pazarlar dileyeyim.
🌸 (…)
Benim, kızımın, annemin bile annesi olan canım Meryem’im. Beni, kariyerimi, kızımı büyüten, evimizi sıcak bir yuvaya çeviren, anneme bakan, beni kollayan, soframın, düzenimin, çatımın temeli Meryem. Çalışmaktan yıpranmış elleriyle saçlarımı okşadı. 20 yılda kim bilir kaç kez okşamıştı.
“Bunu da atlatacağız” dedi.
“Korkuyorum” dedim fısıltıyla.
“Korkma gülüm. Halledeceğiz birlikte. Hep yaptık. Yine yaparız” dedi.
Korkuyordum.
Bir kez daha, bir kez daha , bir kez daha baştan başlamak…Kaç kez buzdolabı aldım ben? Kaç kez koltuk takımı, yatak, avize, mutfak eşyası aldım? Oradan oraya kaç kez taşındı kitaplarım? Çocukluk fotoğraflarımın bir kısmı kim bilir hangi taşınmada kayboldu?
Uçak havalandı. Gökyüzünde, bulutların arasında kaybolmadan önce son kez İstanbul’a baktım(…)
Bunu Sen Oku çok yakında @artemisyayinlari